Sovyet iktidarları ve Kumuk Türkleri

 Dr. Kamil Güner 


Bolşevik ihtilalından sonraki ilk yıllarda genel kalkınma hedefleriyle, Dagıstan ve Küzey Kafkasydaki özel amaçlarını belirlediler. Bunlara ulaşmak için, sistemli bir şekilde, acımasızca sert tedbiler uyguladılar. Şimdi 21.yüzyılın birinci ceyreginde postsovyetik (Sovyet sonrası) dönemde bu politikaların geride bıraktıkları izlerin, ozellikle de bu gayelerin, degerlendirilmesi gerekmektedir.

 

1. Kumuk Türkleri Sovyet İktidarların hedeflerinde

 

Dagıstanda Sovyet iktidarının kurulmasıyla birlikte Kumuk Türkleri de diğer Kafkasya halkları gibi Sovyet hükümetinin etnik asıllı politika ve uygulamalarına hedef olmuştu. Bu polıtikaların genel amaçı -eskiden beri Kafkaslarda kendiliginden gelen yani dogal tarihsel bir tirkleşme sireçi engellemek ve Rus Dilinde konuşan Sovyet halkını yaratma (şekillendirme) olmuştu. Avrasyacı rus jeopolitik bilgini Nikolay Trubetskoy bolşeviklerin boyle bir genel amaçlarının bu şekilde dile getiriyordu (rusça alinti yapıyorum):

 

"Вряд ли в интересах России допускать такую тюркизацию Дагестана. Ведь если весь Дагестан тюркизируется, то получится сплошная масса тюрков от Казани до Анатолии и Северной Персии, что создаст самые благоприятные условия для развития пантуранских идей с сепаратистским, русофобским уклоном. Дагестан должен быть использован как естественный барьер на пути тюркизации этой части Евразии" [13].

 

(Tercinesı: Dagistanın türkleşmesi Rusiyanın faydasına olamaz. Eger Dagıstan türkleşirse, Kazan dan Anadolu ya ve Küzey İrana dek yayılan bir Türk Eli oluşmak mümkündür. Böyle bir takdırde panturanist ayrılıkçılık ve rusofobi idelların geşmesi için en iyi şartlar dogulabilir. Avrasyanın bu bölgesinde Dagıstanı biz Türklügün aleyhinde dogal engel olarak kullanmak zorundayız).

 

Bu yüzden de — Nikolay Trubetskoy,un fikrince — Bolşevik Rusıyası Kumuk Türklerin aleyinde yanı onların bu bölgedeki hızla gelişmesi ile hakim unsur olarak yükselmelerin engellemek için Avarlar ile Dargileri, Azeri Türklerin aleyhinde ise,- Lezgileri desteklrmek zorundadır. Demek ki onlara karşı yerel mılliyetçiligi körüklendirmekdir.

 

Bunu yapmak için de ilk olarak Kuzey Kafkasya,da tarih boyu hakimlik yapan ve Kafkasya milletleri sırasında en gelişmiş Türkleri Türk Dünyasından Tecrid etmek ve tarihler boyu onları barındıran anavatanlarına Türk olmayan daglı (Avar, Dargi, Lak ve saire) kavimleri ve hiristıyan milletleri aşırı ölçüde göç ettirerek, kısa ve uzun dönemli perspektifde Rusların ‘etnik kazanlarında’ kaynatarak, yani assimile ederek, rusça konuşan "yeni milleti" dünyaya getirmek gerekirdi [3]. Bunu yapmak için Sovyet iktidarları Kumuk Türkleri,ne akraba olan veya tarihden beri onların etki alanında yaşamış olan küçük etnik azınlıklara millet statüsü kazandırılırken, ülkeye dışarıdan yapılan göç akını da hızlandırıldı. 1926 yılında Rusların Dagıstan,daki nüfusu 66 000 ulaşıyordu. En çok göç alan Kumukistan ovaları, özellikle de Anjikala (Mahaçkale) bölgesiydi. 1926 yılında Mahaçkale,nin nüfusu 32 000’e ulaşıyorduı. Ruslar şehir nüfusunun % 50 oluşturuyordu. Kumukların oranı ise sadece 7.7 idi. Bunlara Tatarları ve azerbaycanları da eklersek bu rakam 25′ e ulaşmaktaydı. 1939 da ise Ruslar,ın Dagıstandaki nüfusu 195 000 varmıştır Mahaçkale şehirdeki oranı %60-65 çivarında idi. Bu rakamın bu denli kabarması goçler sonuçunda gerçekleşmiştir [12] .

 

2.Kumuklar’ın bolşevik ihtilal ve İç savaşlar süreçindeki nüfus kayıpları (1917-1922)

 

Bu konuyu biz sadece teori-hipotez şeklinde incelemeye deginejegiz, çünkü ona ilgili kaynaklar bugüne kadar gizlidir. İlk once Rusiya ve Dagıstan da 1880-1926, 1939 yıllar arasında yapılan nüfus sayımlara dayanarak bazi fikiler uretebiliriz.

 

Kumukların nüfusu 1880"de 80.000 olarak tahmin edilmiştir. Aristov bunların 108.320 (1891.de — 108.800) oldugunu yazıyor. N. Marra göre, 1920" da bunları 112.000"ı bulmuşlar idi. J. Deny(Grammaıre de la Langue Turque. Parıs,1921), Kumuklar hakkında eski kaynaklara dayanarak, 83.000 rakamını vermektedir. Ondan 5 yıl sonra, 1926"da yapılan nüfus sayımı Kumukları 97.000 olarak göstermiştir. W. Bartold (Eİ) ayni yıl için 100.000 rakamını zikrediyor.

 

Kumuk Türklerinin dahil bulundugu Dagıstan Cumhuriyetinin 1920 nüfusu hakkında gösterilen üç ayrı rakam arasındaki büyük fark göz önünde tutulursa, Kumuk nüfusunun da çok noksan kaydedilmiş oldugu kabul edilebilir. Meselen, 1926 sayımına göre, Dagıstanın umumi nüfusu 800.000 (Kumuklar — 97.000) iken, ayni yılda ıntişar eden Dagıstan cografyası (Б.Ф. Дубровин. География ДССР. М. 1926) bu rakamı 197.734 fark ile, 992.734 olarak göstermiştir.

 

Halbuki N. Samurskiy (Дагестан. Махачкала.1926) ile İ. Traynin (СССР и национальные проблемы. Tula.1926),ye göre, Dagıstanın 1926"daki nüfusu, resmi istatistikin gösterdiginden 460.000 fazla olmak üzere, 1.260 000 idi.

 

Kumuk Türklerinin dahil bulundugu Dagıstan Cumhuriyetinin 1926 nüfusu hakkında gösterilen üç ayrı rakam arasındaki büyük fark göz önünde tutulursa, Kumuk nüfusunun da çok noksan kaydedilmiş oldugu kabul edilebilir. Bu hesaba göre, Kumukların da nüfusu 1926 yılı için, en az, 150.000 tahmin edilebilir. Meselen, inguşlar ile çeçenlerin bu dönemdeki nüfus artışları yüzde 50 çivarında sayılır.

 

Tablo 1

 

Kumuklar,ın Nüfus Dagılımları ve Artışı

(1880 -1926 yıllar)

 

1880

1891

1897

1920/1921

1926

1880-1926

80 000

108 000

74 595

112 000/83 000

97000/100 000     

20 000

 

Demek ki, Kumuklar 1918-1921. Yıllarda Dagıstanda ve Küzey Kafkasyada meydana gelen iç savaşlarında, onların sonuçunda, tahminlerimize göre, en azından 50 000 kişiyı kaybedenin görüyoruz. Buna ilgili analitik verilere [10, 11] dayanarak şunu da soyut şeklinde söyleye biliriz. 1902 de Kafkasyadaki Terski oblastnın Hasavyurt, yani Kumuk okrugunda hesaba alınmış kumukların rakamı 31 519 [7]. 1926 yılki resmi nüfus sayımına gore ise — 23 220 idi, yani 15 999 kişiye azalmıştı. Ayni negative sonuçu Kumuk Türklerinin digger bölgelerinde de görüyoruz. Meselen, Dagıstan oblastnın Temir-Han-Şura ve Kaytag-Tabasaran okruglarında yaşayan Kumukların rakamı 1897 de 74 596 ulaşmışken,1926 da ise — 68 179 düşmüşdü. Demek ki, 6 417 kişisini yitirmişti

 

Tablo 2

 

Kumuk nüfusunun dagılımı

(1926 yıl)

 

Şehirler

Kişi

Okruglar

Kişi

 

Boynakski

2 703

Avar   

5

Mahaçkale

2 445

Andi

11

Derbent

53

Açıkulak

59

Dag.Ogni

55

Boynakski

33 163

Kızlar

470

Mahaçkale

18 644

Hasav-yurt

807

Gunib

 

3

 

 

Dargi

16

 

 

Derbent          

 

2 360

 

 

Kızlar  

798

 

 

Kaytak-Tabasaran    

8 769

 

 

Küre   

3

 

 

Lak

4

 

 

Hasav-yurt     

23 520

Tümü: 6 533

 

Tümü: 87 957

 

 

1926 ile 1929 yıllar arasındaki negatif durumları da ayni gelişmeyi kaydetmektedir. Kumukların rakamı daha da 736 kişiye azalıyor. Bu rakamlara 1930 yıllarda bolşevik rejimi tarafından uygulandıgı geniş şekildeki repressiyaların neticelerin de göz ardı edemeyiz. Meselen, 1926 yılındaki Rusıyada yapılan nüfus sayımına göre Dagıstanda yaşayan Kumukların genel rakamı 100 000’ü 1929 yılındaki resmi verilere göre ise — 82075 düşmüştü. Bu rakamlardan anlaşıldıgına göre, geçen yıılarında Kumukların nüfus artişı kesilmekte ve onların rakamı 22 416 kişiye azalmaktadır. Şüphesiz ki, böylece yüksek nüfus kayıplar Sovyet İktidarlarları uyguladıgı ethnosit politikalarin bir somut ve vahşi sonuçu oldugunu görmekteyiz. Kumuklarda nüfus artışı ise sadece 1929-1939 yıllarda geçekleşmekte. Onların rakamı bu yılların içinde 114 194 ulaşmakta ve nüfus artışı 32 119 (28,1%) idi. Ama bu rakamlar 1939-1959 yıllar döneminde yine düştügünü gorüyoruz. Yirmi yıllık dönem içinde Kumukların rakamı 20 806 kişiye artıyor, yani nüfus artışı yüzde 15 -16 çivarındadır. Şüphesizdir ki, bu rakamlar Kumukların 2. Dünya savaş sırasında yitirdigi kayıplar gösteriyor. [7,10, 11,14].

 

3. Sovyet iktidarları’nın Dagıstan’da uyguladıgı ethno-kültürel tecrid politikaları

 

1917. Rus İhtilalı sonrası Dagıstanünın ethno-kültürel yönden gelişmelerinde iki ozel dönemi ayırtma bilirız. İlk dönemi Türklerin rönesans dönemi dıye tanımlamak mümkündür. Bu ilk döneminde 1923’de Kumuk Turk dili Dagistan’da devlet dili olarak resmi dil olarak Kabul edilmişti. Yeni devlet okullannin dili Türkçe oldu. Türk Üniversitesi, Türk Kolleji, Türk okulları hayata başlamıştı.Dagistan’da Yoldaş: Dagistan fukarası, Maarif yolu adlariyla Tükçe (kumukça) gazeteler ve dergiler cikmaya baslamiştı. Dagistan her yönden bir Türk lider ülkesi olmuştur, tanımlanmıştır ve onun çerçevesinde diger Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri de birleşmiştir. Bu egilimleri hesaba alarak unlü professor Bekir Çobanzade, o dönemde Kumuk Tiükçesinin Kuzey Kafkasya’daki birleştirici rolü hakkinda yazmistir. Professorun fikrince, eger böyle bir gelişmeler uzatılabilseydi Küzey Kafkasya,ya bir parlak gelecegi hazırlayacakti ve bu bölgede tumu Türkçe konuşan yeni bir siyasi millet yaratılmak mümkündu [5]. Ama 20’lı özellikle de 30’lu yıllann sonunda Stalin’in diktatorlügü nedeniyle milli siyaset, toplum hayatı, sosyo-kültürel durumlar degiştirildi ve bundan ewelki ilereyici gelişmeler durduruldu. Demek ki, bu yıllarda ethno-kültürel politikalarının ve gelişmelerinin temelinden degiştirildıgi dönem başlanmıştır.

 

Sovyet İktidarları Dagıstanda Türk Milli kültürünün temellerini gizli entrikalarla çürüttü. Böylece Kumuklar ve onlarla tarihler boyu karışmış ve akraba olan kavimler Tirkiye"den hem de diger müslüman dünyasının tarihi literatüründen hem de ilmi mirasından tecrid edildiler. Bunu birkaşyolla başardılar: Eski Sovyetler"in güney sınırları boyunca bir demir perde çekerek ve dışarıdakileri yalanlayartak ve seri alfabe degişimlerine giderek.

 

Önce Küzey Kafkasya Türki (Çagatay) dilinde asırlardır kullanılan standart Arap (Ajam) alfabesinin yerine reforme edilmiş arap-fars alfabesi getirildi. Sonra 1929 da latin alfabesi,1939*40 yıllarında kiril alfabesinin çeşitli formlari kabul edildi. Çeşitli dialektler ve resmi dillerin herbirisinin yazımı için farklı alfabesi kullanıldı. Kiril alfabesinin kabulü iki önemli sonuç yarattı: birincisi, rusçadan ödünç alınan kelimelrle suni olarak dogan bu yeni diller zenginleşerek, türklerün birbirlerinin dillerini anlamaz hale gelmelerine yol açnı. İkinci olarak da, yeni neslin hem Tirkçe alfabesiyle yazılmış çok sayıdaki edebi mirastan mahrüm olmalarına hem de Sovyetler Birligi dışındaki diger müslüman dünyada yazılan eser ve metinleri anlamamalarına, hatta inkar etmelerine ve eski kültürü bilenleri de modası geçmiş fikirlerle dolu kabul etmelerine sebep olmuştur. Bu durum Dagıstanlıları ve tüm müslüman Kafkasyalıları, genel anlamda dünyanın diger kısmından ve özel anlamda da Türk dünyasından fikir ve kültir açısından tecrid edılmelerine yol açtı. Tirk Üniversıtesi, Türk okulları kapatıldı, "Türk" kelimesi bile yasaklandı.Resmi dil olarak yalnız Rus dili kabüllendi.

 

Şunu söylemek gerekiyor — 1917-1930 yıllar dönemi Dagıstan ile bütün Küzey Kafkasya da Türk İdeya ve İdelların geniş şekilde real hayatta gerçekleştirildigı demek ki bir Tirk Rönesansın dönemi dıye bellirtmek mimkindindir. Bu dönemde yerel Türk-Kumuk yönetiçilerin (onların lideri Celal Korkmas(ov)dı) etkisi çok yüksekti. Ama böylece gelişmeler Bolşevıklerın amaçlarına aykırı çıkıyordu. Bu nedenle erte ne geç Moskova tarafından sert tedbirler alınajagı bellıdı. Celal Korkmas(ov)un 1931 yılında Dagıstandan Moskovaya çekilerek ve ardından da repressıya edilmesinden sonra DSSR’da yerel Türk-Kumuk yönetiçilerin etkisi zayıflatıldı. Halbuki pantürkizme karşı hareketler başlatıldı yerel Türk-Kumuk yönetiçileri karşı her türlü suni suçlarla represıyalar yapıldı. 1930’lı yıllarda Türk Kafkası’nın kimlik ve düşünce yapısına iki darbe indirildi. Bunlardan, millet kimligi olarak Türk adının yasaklanması, digeri ise Rus Kiril alfabesine geçişidir. Türk Türklük terimler birdenbire resmi yazışmalardan ve beyanlardan kaldırıldaı. Meselen, Yerine sosyal taniyonu yükselten ve dagıstan milletler arasında stratejik kaynakların rekabetine yönelen "milliyetçilik" kavramı getirildi. Bu politikaların tesiriyle 1938 de dagıstan türklerine (terkemelerine) eskı Türk adının yerine ‘azerbaycanlı’ ismi verildi. Böylece dagıstan türkleri etnik tarihi geçmişinden tecrid edildi. Böylece Kumukların binlerce yıllık Türk kımligine son verilmekteydi. Bunun yerine cografi bir kimlik;Dagıstanlı adı ikame edilmektedi. Türk adınınn ise "feodal, işgalcı ve istilacı" kimligi ifade etmesiydi. Buna uygun olarak Dagıstanı’nın tarih,kültür,edebiyat6 ve dil anlayışı da degiştiridi. Kumuk Türkleri ise — eski tarihlerinde ‘türkleştirilen lezgiler" (N. Marrın deyimiyle) şeklinde tarif edildi. 1920 yıllarında Nikolay Marr tarafından ortaya adılan teze uygun olarak ‘dıl bakımdan zorla türkleştirilmiş lezgiler" kimligi aşılanmaya başlandı. Kumuk Türkleri tarihi geçmişinden tecrid etme politikaları başlandi

 

Sovyetlerle başlayan Türk Kafkasnı Türk şuurundan arındırma sıyaseti sadece madde dengelerle degil, soyut düşunce psikolojik yöntemlerle de hayata geçirilmekteydi. Anlaşılacagı gibi 1930’lı yıllarda Türk Kafkası’na , Türk Dagıstanı,na yeni bir toplumsal kimlik ve yapı kazandırmak istenmiş ve bunda da büyük olçüde başarılı olumuştur.

 

4. Sovyet iktidarları’nın Dagıstan’da uyguladıgı tehcir politikaları

 

Sovyet politikalarının en bariz ve başarılılarından biri, sovyet iktidarları’nın Küzey Kafakasya,Dagıstanda uyguladıgı Sürgün ve Tehcir politikalarıdır.

 

Sovyet hukumeti tarafından mılletlere karşı uygulandıgı bu baskıcı polıtıkalar Dagıstan tarihinin bir Trajedı sahıfası sayılır [6] 15.10. 1941.de Dagıstandan Kazakistana ilk olarak sürgün edılen mıllet bu yerlere 1880. Yıılarda Austriyadan göç ederek yaşamakta olan Alman koloni mensublarıdır (umumi rakamı *7306 kişi). Bunlardan sonra 23.02. 1944de ise bu yıllarda sayısı 40 bine ulaşan Avuklar yani dagıstan Çeçenleri sürgune ugramışlar. Onların ardı ile sürgüne ugramış olan Çeçenlerin anavatanlarına (Dagıstanda ve Çeçen*İnguş Cumhuriyetindeki) daglı kavimlerden Avarlar ve onlara akraba sayılan kavimler (70 bin kişi) Dargiler 10 bin kişi)9 Laklar 7 bın kişi deportation yani şiddete dayalı göç ettirilmiştir. Bazi kaynaklarların melumatlarına göre şubat-nisan döneminde 1944 de böyle bir sürgün cezası Dagıstan,daki Kumuk Türkleri,ne uygulanmak durumda oldugu bellidir. Kumukları bu cezadan Stalin,in Kafkasdaki kommunist arkadaşı Azerbaycan lideri Mir-Cafar Bagirov kurtarmış oldugu söylenir [2]. Kumuk Türkleri bu dönemde sürgünlerden kurtarılmış olsa da, ama Sovyetlerin tehcir politikalarının sonuçunda çok kayıplara ugramışlardır.

 

İlk olarak Çeçenleri ve İnguşları surgunünden ıkı ay: balkarları ve karaçayları surgunünden bır ay geçtikten sonra, 12 nısan 1944′de Çeçenlerden, boşalan topraklara Mahaçkale civarındaki köylerde yaşayan Targu Kumuklarının 10 binlik eski Hazar toplulugu (Targu, Kahulay, Albörügent köylerinin ahalisi) kendi topraklarından zorla göç ettirildi. Çeşitli cephelerde savaşan ve savas sırasında oğlunu, eşini kaybedenler, Kızılordu’nun açtığı ekonomik yardım kampanyasına katılanlar dahil, herkes sıddet tedbırlere tutulmuştur ve goc edilmiştır. Yaşlı, kadın ve çocuk farkı dahi gözetilmeden tüm Targu Kumuklar,ın halkı bır hafta surecin icinde sürgününden önce Cecenler yasadıgı köylere önce askeri araçlara doldurarak götürülmüştu. Kumuklar,ın kendi toprakları ise idari bir kararname uyarınca Gunib ilçesindeki Avarlara, Dargilere, Laklara verildi. Targu Kumukları Çeçenlerin dönmesi üzerine kendi anavatanlarına yerel iktidarlardan izin almadan dönmişlerdir. Bu sebepden olsa mümkündür, 50 yılldır onların kurdugu "Anji" komitesi talep etmiş oldugu anatoprakları her türlü bahanesiyle mülk yesılerine geri verilmemektedir [4]. Halbuki, 1994 de Dagıstan,ın yeni suni demokrasi, gerçekde ise komünist kökenli resmi iktidarlarının kararnamesiyle bunların anavatanlarına sürgün öncesi Çeçenlerin sayılan eski Avyh kasabasında yaşayan Laklar göçürülmek aşamasında. Bu da Dagıstan,da etnık tansiyonu yükseltmekte ve milletler arasındaki çatışmalara yol açmakta.

 

1957 yılında Çeçen-İnguşların sürgün yerlerinden Kafkasya’ya dönmeleriyle birlikte Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyetinin yeniden kurulmasıyla, Dağıstan’a verilen 6 bölge Çeçen-İnguş’a iade edildi. Bunun üzerine güney Dağıstan’dan Avarların bir kısmı küzeyde Kumukların anavatanları olan Hasavyurt, Kızılyurt, Babayurt bölgelerine göç ettiler. Bu bölgeye aynı zamanda Dargi köyleri de göç etmişti. Sürgünden dönen Çeçenlerin bir kısmı ile birlikte Lak, Avar ve Dargiler dt ovalık bölgedeki eski Kumuk köylerine yerleştiler. Böylece ovalar önceden tek etnik grup olan Kumukları barındırırken, karışık etnik grupların bir arada yaşadığı yerler halini aldı. Etnik gruplar arasında yayla, su, otlak konularında çıkan anlaşmazlıklar etnik çatışmaya dönüşmeye başladı.

 

1960′lı yılların sonunuda Güney Dağıstandaki Lezgi, Avar, Dargin, Tabasaran gibi halklara mensup dağ köylüleri Dağıstan ovalarının ekolojik şartları gözardı edilerek Kumuk bölgesine yerleştirildiler. 1970’li yıllarda dağ köylülerinin ovalarda yerleşimi önceki yıllara göre nispeten düşük ölçüde devam etti. Dağıstan’da iç göç sebebiyle dağlar ıssızlaşırken ovalarda nüfus aşırı derecede arttı ve etnik gruplar arasında etnik problem ve çatışmalar baş göstermeye başladı.

 

1958-1988 yılları arasında dağ köylerinden ovalara göç edenlerin sayısının altı kat artması (bazi kaynakların veilerine göre, Kumuklarn anavatanlarına göç ettirilrn daglıları sayısı 300 binn aşmaktadır) Kumuk ve Nogay Türklerinin hayat kaynaklarında sıkıntı yarattı. Verimli topraklarda göçmen kasabalarının kurulması bu toprakların verimlilik oranını azalttı [9]

 

Sistemli bir şekilde devam ettirilen göç hareketleri neticesinde Dağıstanın başkenti Mahaçkalada Avarların ve Dargıların çoğunlukta olması cumhuriyetin politik ve ekonomik yönetiminin de bu halkların mensuplarının ellerinde toplanmasına yol açmıştır. Dargı ve Avarların Kumuk arazilerini işgal etmeleri Kumuklarla Avarlar arasında etnik çatışma tehlikesine yol açmıştır. Bu olay aynı zamanda Avarlar ile Dargıların etno-politik birliğinin oluşmasını sağlamıştır. Laklar da bu etno-politik birliğe girmişlerdir. Böylece Avar, Dargı ve Lakların toplumsal ekonomik çıkarlarının birleşmesi ve cumhuriyetin iktidar mekanizmasının bu üç etnik grubun elinde toplanması bu etnopolitik birliğin Dağıstan’da egemen bir tabaka oluşturmasını sağlamıştır.

 

Bir zamanlar Kuzey Dağıstan ovalarının ve Hazar denizi kıyılarının hakim etnik grubu olan Kumuklar 1990′lı yılların başlarında kendi bölgelerinde % 22 oranında bir nüfusa sahip azınlık durumuna düştüler. Sovyetler Birliği döneminde yöneticilerin dağlık bölgelerden büyük ölçüde Avar, Lak ve Dargı nüfusunu Kumuk arazilerine yerleştirmeleri Kuzey Dağıstan’ın etnik kompozisyonunda geri dönülmez bir karışıklığa yol açmış ve etnik çatışmalara zemin hazırlamıştır [16]. Ekilebilir arazilerinin yarısını kaybeden Kumuklar şehirlere göç etmek zorunda kalmışlardır. Bugün Dağıstan’ın şehirli nüfusu içinde Kumuklar önemli oranlarda yer almaktadırlar. Kumuklar Dağıstan halkları arasında şehirleşme oranı en yüksek etnik gruplardan biridir. Buna rağmen güçlü bir etnik kimliğe sahiptirler.

 

Etnik gruplar arasındaki gerilim sebebi ise Sovyetler Birliği döneminde Moskovanın Dağıstanda uyguladığı yanlış göç ve toprak politikasıdır. Tarih boyunca birlik ve beraberlik içinde oldukları gözlemlenen Dağıstan halkları Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte etnik çatışma tehlikesinin içine girmiştir.

 

Bunun için tesadüfi degildir ki, Kumuklarn Tenglik (Eşitlik) hareketi Dağıstanda ve Kafkasyada önemli bir siyası hareket halini almıştır. Kumukların arazi bütünlüğünün elde edilmesi ve korunması için Tenglik Dağıstanı halkların eşit hukuklu federasyonu biçiminde kurmayı en geçerli çözüm yolu kabul etmektedir [8]. 2000.li yıllardan etibaren hem Dagıstan, hem de Rusiya,da İlim alanında ise en etkili teşkilatlardan "yeni kumuklar,ın" kurdugu Kumuk İlim ve Kültür Kurumu (rusça — KNKO). sayılır Bu teşkilat Kumuklar,da Türk şuurun geliştirmesine, kumukoloji alanında Kumuklar,ın tarihin, dilin, kültürün ve günümüzdeki sorunların araştırmasına büyük bir katkıda bulunmaktadır. Son vakitlerde "genç Kumuklar,ın" kurdugu ve "Dayanışma" dıye adlandırdıgı halkın hakklarını savunan bir diger teşkilat da siyasi sahneye çıkmaktadır.

 

Kafkasya tarihinde ve kültüründe mühim rol oynamış olan Kumuk Türkleri günümüzde de Dağıstan toplumları arasındaki önemli konumlarını korumaktadırlar. Kumuklar,ın anavatanları ise patlamaya hazir durumdadır

 

Sonuç olarak şunu da söylemek isterim, Dünya Türklüğünün bir Lider Ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti, Kumuk Türklerinin güven duygusunu daha da artırmaktadır. Eğitim, kültür, sanayi, ekonomi, siyasi ve askeri alanlarda daha da ileriye giderek 21. Yüz yılın hatırı sayılır birkaç dünya ülkesinden biri olması dileğimizi burada tekrar diliyoruz. Kendilerini, iki binli yıllara damgasını vuracak TÜRK DÜNYASININ ayrılmaz parçası olarak gören Kumuk Türkleri, haklı davasında kardeşlik ve dayanışma duyguları içinde her zaman ve her yerde, hangi şartlarda olursa olsun yok olmayacak ve varlığını sürdürecektir".

 

Son Notlar

 

[1] Aliyev Kamil, "Kumukların Tarihi ve Günümüzdeki Sorunlan" // Avrasya Etüdleri, II/2, Ankara 1995, s. 69, 70, 71

 

[2] Aлиев К. Как Багиров заступился за кумыков // газета "Тенглик". 1991. Март. №4(7).

 

[3] Алиев К. Проблема происхождения кумыков в советской идеологии и историографии // КНКО: Вести. Вып. № 5, 2001, Махачкала.

 

[4] Алиев Ю. (в соавторстве). Беспамятство смерти подобно. Махачкала.2010.

 

[5] Dç.Dr.Alıyev K. Türk Dili ve Kültürünün Kafkaslar,daki Rolü // 2.Uluslararası TÜRK KÜLTÜRÜ KURULTAYI. Fethiye. 03*05 aralık 2009. S.33-37.

 

[6] Ибрагимов М.-Р.А. Депортации населения Дагестана в 1941-1944 гг. // Алиев Ю. (в соавторстве) Беспамятство смерти подобно. Махачкала. 2010. С.5-21.

 

[7] Кавказский календарь на 1902 г. С.124

 

[8] Кумыкское народное движение. Материалы и исследования. Сост. комментарии. К.М. Алиев. Махачкала.1996.

 

[9] Османов А.И. Аграрные преобразования в Дагестане и переселение горцев на равнину (20-70-е годы ХХ в.). Махачкала.2000.

 

[10] Районированный Дагестан (административно-хозяйственное деление ДССР по новому районированию 1929 г.). Махачкала.1930.

 

[11] Республика Дагестан. Административное устройство, население, территория (60-е годы XIX в.- 90-е годы XX в.). Махачкала 2001.

 

[12] Русское население Дагестана . Махачкала, 1996. C. 4-5.

 

[13] Трубецкой Н.С. О народах Кавказа (1925) // Трубецкой Н.С. Наследие Чингисхана,- М.: Аграф, 2000. С.472-480. 148.

 

[14] Хашаев Х. М. Общественный строй в Дагестане XIX века. М. 1961.

 

[15] Prof.Dr. İsmail Mehmetov. Türk Kafkası’nda Siyaset ve Etnik Yapi. İstanbul. 2009.

 

[16] Doç. Dr. Ufuk TAVKUL. KUMUK TÜRKLERİ. Tarihleri, Sosyal Yapıları ve Dilleri Üzerine Bir İnceleme // Kırım Dergisi, 13 (50), 2005, 29-39.ss.