KUMUK TÜRKLERİ VE I. DÜNYA SAVAŞI

  Dr. Kamil Aliyev    Rusiya /Dagıstan 

1.Gümüzdeki Rusıya,nın bir parçası olan Küzey Kafkasya bölgesi —  tarih boyunca çeşitli Türk ( Hun, Avar, Bulgar, Hazar, Kipcak)  kavimleri barındıran bir bölge olmuştur. Bu değişik Türk boylarından bu coğrafyada kalan, günümüze kadar millî varlıklarını muhafaza eden, Kumuk Türkleri, Kafkasya Türkleri arasında nüfus bakımından Azerbaycan Türklerinden sonra en kalabalırk  hissedir (2010.yıldaki Nüfus sayımına gore, — 525 000).

Etnik ve Dil bakımdan Kıpçak ve Oğuz boylarının bu sahada kaynaşmasından meydana geldikleri  ileri surulen ve ayni sahada   tarihler boyu bir onemli tarihi role ustlenen Kumuk Türkleri,nin ekseri gunumuzde Dağıstan’da, az bir kısmı ise Çeçenistan’da ve Kuzey Osetya’da yaşamaktadır. Kumukların bir kısmı, Çarlık Rusyasının Kuzey Kafkasya’yı istilâsı yıllarında ve bilhassa Şeyh Şamil’in esir düşmesinden sonra Osmanlı Devletine sığınmışlardır. Bunlar hâlen belli başlı olarak Türkiye,nin Tokat, Sivas, Canakkale illeriinin bir kac köyünde yaşamaktadırlar.

 2. Altın Ordu Devletinin yıkılma aşamasında  1443 kendi yılda bagımsızlıgını ilan etmiş  ve  tarihte Kumukiye Kumuk Şavhallar Devletı die bilinen  bu devlet  Kumuk Türklerinin kurdukları ilk müstakil bu devlettir. . Bu devletin Dağıstan’ın en kuzeyinde yer alması sebebiyle, Kazan ile Astırhan hanlıklarının yıkılmasından sonra daha güneye inme imkânı bulan Ruslarla Kumuklar karşı karşıya gelmiş oldu. Bu devletin en parlak 1578 — 1588. yıllar dönemi Çopan Şavhal  dönemine aıttır ve kumuk- osmanlı ilişkilerinin yogun şekilde gelişmiş dönemidir, Bu dönem içinde Kumuk Şavhallar devleti Osmanlı imparatorluğunun bünyesine dahil olmuştur.

3 Kumuk Türkleri  Kafkasıya ve Rusiya Harb Tarihinde çok eski zamanlardan beri yer almışdır. Bu konuyu «Кумыки в военной истории России (16-начало ХХ вв)»  yani ‘Kumuklar Rusıya,nın Harb Tarihinde’  diye ad verdigım eserimde araştırmışım.

4. Avrupada başlıyan XX.yüzyılın en kanlı olaylarından biri, 38 ülkenin sürüklenmiş olduğu Birinci Dünya savaşına  ı. 1859-1867. yıllardan beri Rusiya imparatorluğunun bir bileşim parçası olan Kumuk Türkleri de az saıyı da olsa da katılmış ve savaş deneminin bütün agrılarını, çetinliklerini özlerin  üzerinde hıss etmiştir.

Araştırmalarımızın gösterdigi gibi, Birinci Dünya savaşının yıllarında Rus ordusunda (meselen, Galitsiya Cebhesinde savaşan 1. ve 2. Dagıstan atlı suvarı alaylarında ve başka harbi birleşimlerinde) 30 gişiden çok kumuk ve kumuk asıllı subay, o cümleden 6 albay ve 4 general hizmette bulunmaktaydı. Savaş cebhelerinde igidlik  gösterdigi bir çok kumuk subay yüksek harbi ödüllere ve rutbelere layik görülmüştü. Onların dördü Rusiya İmparatorlugunun en yüksek harbi nişani olan Mukaddes Giorgi ordeni ve ona beraber tutulan Kızıl (Giorgi) silahı ile  de 9-u ödüllendirilmişti. Diger yüksek ordenler ile de ‘İgidligi layıgince 12 kişi degerlendirilmiştir.

Bunların arasında Birinci Dünya savaşının degişik cebhelerinde  Kumukların asılzade soyundan olan albaylar князь Nuhbeg Тарковский, Aleskender Murzayev (Tarkovsriy), İrbayhan Kaplanov,  Rasulbek Kayıtbekov, Şemşedin Şemşedinov gösterdigi   igidligi için Giorgi silahı ile ödüllendirilmiştir. Çeçen atlı alayın komutanı albay  Camalutdin Musalayev, assubay Ahmathan Eldarov ise – Mukaddes Giorgi 4. Dereceli ordenine layık olmuştur. Astsubay Biyglıç Bammatov ise  gösterdigi kahramanlıgı için Mukaddes Giorgi dertde derecedeki  ordenlerin kazanmıştır.

 

Şunları da bellirnvek istiyorum.  Birinci Dünya savaşında benim yakın akrabalarımdan soyumdan olan kornet Mahamat-Han Mehtiulu (Mehtulinski): 4. Dereceli Mukaddes Giorginin sahibi: poruçik Bek Şahnavaz Fatalioğlu Mehtulinski ise Mukaddes Anna ordeni ile odüllendirlmiştir

      

5. Bunun ile beraber bellirtmemiz gerekiyor ki, Kafkas savaşlarından sonra  19. Yüzyılda Vatanlarından Türkiyeye göç edip sıgınan  Kumuk Türkleri de Birinci Dünya savaşını yıllarında  Osmanlı ordusunda bu savaşa katılmışdir ve Türkiye,nin azatlıgı ve bagımsızlıgı ugrunda canlarını feda etmişler. ÇÜNKÜ KAYBEDECEK İKİNCİ BİR VATANLARI YOKTU. TA  KAFKASLARDAN,  DAĞISTAN,dan  SÜRÜLEREK

GELDİKLERİ  BU TOPRAKLARI  ANAVATANLARI GİBİ  SEVDİLER  VE BAĞIMSIZLIK UĞRUNA  SAVAŞTILAR. Bellidir ki, Çanakkale dögüşünde 12 Kumuk Türkü şehid düşmüştür.

 Çok sevindiricidir ki,  bu Çanakkkle  şehidlerin hatirası ebedileştirilmiş ve onların şerefine Çanakkalede şeref lövhesi koyulmuştur. Bu da bizim için bir gurur kaynagıdır.

 

6. Raporumun en sonunda  Tarihimizin  bir daha  bir  mukammel sayfasına değinmek isterdim

. I. DÜNYA SAVAŞInın yıllarında Osmanlıya göç ederek yaşayan  türk-tatar ve kafkas toplumları da sivil toplum hareketlerde bulunmuştur. Türkiyede 1915. Yıl iki teşkilat siyasi alana çıkıyor – 1.Kafkas komitesi. 2.Yusuf Akçora İstandulda teşrilatlandırdığı Rusiyadaki müsüman türk tatar halklarının haklarını koruma komütesi. Bu komitenin Türkiye ve Avrupadaki  tüm faaliyetlerine kumuklardan  olan ve gençtürklerinın, Osmanlı liberallerinin  liderlerinin birisi sayılan ünlü tarihci, İstanbul Üniversitesinin professörü Aymed Saıb Kaplan katılmıştır.

18 Mayıs günü bu Ahmet Saıb vekili olan bu “Türk-Tatar Heyeti" (Comite Turco-tatar) tarafından Amerika Birleşik Devletleri başkanı Wilson’a, "Rusya’daki mazlum milletlerin şikayetlerinin dikkate alınması ve onların hima­yesi hususunda nüfuzunu kullanması" talep edilerek bir telgraf çekil­mştir. "Bize yardıma geliniz ve bizi imha edilmekten kurtarınız!" söz­leriyle son bulan bu telgraf Yusuf Akçura. Abdürreşid İbrahim. Ali Hiseyinzade. Ahmed Agaoglu, Ahmet Saib Kaplan tarafından imzalanmış olup, Revue du Monde Musulman dergisinde de basılmıştır: (Cild III. Dec. 1922, s. 6-7. CildLVI. Dec.1923, s. 146-147).

 Bu deklarasyon, "Rusya Mah­kumu Milliyetler Birligi"ne dahil bütün diger gayri Rus milletlerin şi­kayet, ve isteklerini içine alan büyük muhtiriaya dahil olup, Fin. Letonya. Litvanya, Leh, Ukrayna ve Gürcülerin de katılmasiyle 21 kişi tarafından imzalanmış bulunuyordu.

Ayni mealde telegraflar İngiliz Fransız, İtalyan v.b. devletlere de yollanarak ‘Rusiya Müsülmanlarının haklarının tanınması ricasında bulunmuştur.Demek ki tarimizde Türk-tatar dilli haklarının koruma harakatı  ilk olarak I. DÜNYA SAVAŞI,nın yıllarında  Türkiyeye göç etmiş olan türklerinin  aktif girişimlerinin neticesinde yaranmıştır.

 Bizim için bu Rus Devriminden önceki Tarihimizin çok önemli sayfasıdır

 

Sonuç

 

 

I.                   DÜNYA SAVAŞI Kumuk Türklerinin hayat ve kederlerin her yönden etkilemiş ve hatiralarında silinmiyecek  derin izler bırakmıştır.

Bizim için çok önemlidir ki, Birinci Dünya savaşına katlmış  oldugu Kumuk Türkleri Savaş cebhelerinde, gerek Galıtsiya, gerek Canakkale ve diger cebhelerde olsun, kahramanca savaşmış, yigitlik,  şohret, göstermiş ve ün kazanmışlardır.